İstanbul’da ve İmroz’da Rum Olmak, Atina’da Rum Kalmak

Yunan uyruklu Rumların Türkiye’den sınır dışı edildiği 1964 Sürgünün 50. yılındayız. 1964 tarihi, Türkiye’de Rum azınlığın yok oluşunu hızlandıran en önemli tarihtir. Birkaç ay içinde 12.000 Yunan uyruklu Rum’un sınır dışı edildiği, 30.000 Türk uyruklu Rum’un da aile bağlarından dolayı göç etmek zorunda kaldığı 1964’den sonra da göç durmadı. Rumlar için Türkiye’de yaşamanın daha da zorlaşmasından, cemaatin ıssızlaşmasından dolayı, kalan binlerce Rum da ilerleyen yıllarda göç ettiler. Böylece İstanbul ve İmroz [Gökçeada]’daki kadim Rum kimliği artık bambaşka bir mekânda, özellikle Atina’nın belirli mahallerinde birinci kuşak Rum göçmenler tarafından yaşanır/yaşatılır oldu.

Atina’da, Aralık 2013’de, katılımcı gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen bir saha çalışmasına2 ve konu hakkında literatür taramasına dayanan bu metin; 1964’de, öncesi ve sonrasında, Yunanistan’a göç etmek zorunda kalan Rumların, Türkiye’de kimliklerini nasıl yaşadıklarını, Yunanistan’da da kimliklerini nasıl koruduklarını anlama çabasının ürünüdür. Başka bir şekilde ifade edersek, Rumların İstanbul ve İmroz’da “Rum olma”, Atina’da da “Rum kalma” çabalarını, gündelik hayatlarını ve deneyimlerini merkeze alarak aktarmayı hedeflemektedir.